|
Kayısı Meyvesinin
Tüketim Alanları
Dünyada üretilen kayısının önemli bölümü sofralık
olarak tüketilmektedir. Ancak kayısıda hasat döneminin kısa olması ve taze
kayısının çabuk bozulması nedeniyle kayısı daha çok kurutularak veya
işlenerek değerlendirilmektedir. Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık %
20-25’lik kısmı kurutulmaktadır. Sofralık ve kurutmalık olarak
değerlendirilen kayısıdan geriye kalan kısmı ise işlenerek
değerlendirilmektedir.
Kayısı çekirdeklerin tatlı olanları çerez olarak
tüketilmekte, acı olanlar ise kozmetik ve ilaç sanayiinde hammadde olarak
kullanılmaktadır. Ayrıca kayısı çekirdeğinin tohum ve kabuğundan badem yağı,
yemeklik yağ, benzaldehit (aroma esansı), furfural, aktif karbon, amigdalin
ve hidrosiyanik asit elde edilmektedir. Kayısının gövde, dal ve çekirdek
kabukları yakacak olarak kullanılmasının yanı sıra kayısı ağacının yaş ve
kuru yaprakları hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir.
|
14 Ocak 2012 Cumartesi
KAYISININ BESİN DEĞERİ
YERLİ VE YABANCI KAYISI ÇEŞİTLERİ
|
Bugün dünyada 1750’nin üzerinde kayısı çeşidi ve
melezi bulunmakla birlikte her ülkede ekonomik anlamda yetiştiriciliği
yapılan kayısı çeşidi sayısı 5-10’u geçmemektedir. Bu bölümde ülkemizde ve
yurtdışında yetiştirilen önemli bazı kayısı çeşitlerinin özellikleri
verilmiştir.
Yerli Kayısı
Çeşitleri
Hacıhaliloğlu
Malatya’nın en önemli kurutmalık kayısı çeşididir.
Malatya’daki kayısı ağacı varlığının yaklaşık % 73’nü oluşturur. Tahmini
olarak 1900’lü yılların başında Malatya’nın 12 km kuzey- doğusundaki
H.Haliloğlu çiftliğinde bir seleksiyon sonucu bulunmuştur.
Ağaçları yüksek boylu, dik, dalları yayvan, çok
kuvvetli ve çabuk büyür. Kuvvetli ve sulanan topraklarda her yıl ürün verir.
Beyaz renkli çiçeklere sahiptir.
Verimi orta, dona, kurağa ve hastalıklara (monilya
ve çil) karşı hassastır. İyi bakılmayan ağaçlar peryodisite gösterme
eğilimindedir. Zayıf topraklarda ve kurak şartlarda abortif dişi organ
oluşturur, çiçek tozlarının çimlenme yüzdesi düşer.
Hacıhaliloğlu kayısı çeşidi içerisinde meyve rengi,
şekli, ağırlığı, SÇKM miktarı ve ağaç verimi bakımından geniş varyasyonlar
bulunmaktadır. Malatya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen
“Hacıhaliloğlu Çeşidinde Klon Seleksiyonu” çalışmasıyla kaliteli klonlar
seçilmeye çalışılmaktadır.
|
KAYISI TÜRLERİ
Kayısının Sistematiği
Takım : Rosales
Familya : Rosaceae (Gülgiller)
Alt Familya : Prunoidae
Cins : Prunus
Alt Cins : Prunophora
Tür : Prunus armeniaca L.
Son zamanlarda bazı sistematikçiler Prunus cinsinin birbirine
benzemeyen çok sayıda tür içermesi nedeniyle kayısıyı Armeniaca cinsine dahil
ederek A,rmeniaca vulgaris Lam. olarak isimlendirmektedir.
Bütün kayısı türleri 8 çift kromozoma (2n=16)
sahiptir. Kayısıda P. armeniaca, P. sibirica, P. mandshurica ve P.
mume ile tür içi melezlemede herhangi bir problem bulunmamaktadır. Fakat
sadece bir kayısı erik melezi olan Prunus X dasycarpa türünde hem P.
cerasifera ve hem de P. armeniaca ile yapılan geriye
melezlemeler başarısız olmaktadır. Ayrıca türler arası melezlemelerde badem ve
şeftaliye göre kayısı ile erik arasında yapılan çaprazlamalar daha kolay ve
başarılı sonuçlar vermektedir.
Ünlü Rus sistematikçileri Vavilov ve Kostina kayısının
doğal olarak yetiştiği birçok coğrafik bölgeyi dolaşarak selekte ettikleri
kayısı materyalini Yalta Nikita Botanik Bahçesinde ve Taşkent Orta Asya Deneme
İstasyonunda toplamışlardır. Yaklaşık 700 genotip üzerinde yapılan araştırma
sonunda kültürü yapılan kayısıların büyük çoğunluğunun P. armeniaca L.
türüne ait olduğu belirlenmiştir.
Kayısının tohumla çoğaltılması ve yüzlerce yıl değişik
ekolojik şartlarda yetiştirilmesi sonucu, sayıları bitki sistematikçilerine
göre değişmekle birlikte 6-8 ekocoğrafik grup ve 13 bölgesel alt grup
oluşmuştur. Kayısının ekolojik adaptasyon durumu dikkate alınarak yapılacak bir
gruplandırma kayısı ıslahı üzerinde çalışma yapan araştırıcılara faydalı
olacaktır.
13 Ocak 2012 Cuma
Blair sendromu yaşanmasın...
Özel mahkemeler yetkisizdir!
Genelkurmay, iddianamedeki tanımla “psikolojik harekât amaçlı internet siteleri” kurmuş ve yine iddianameye göre, “askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla” yayınlar yapmıştır. Halen tutuklu bulunan Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korg. İsmail Hakkı Pekün, savcılık ifadesinde “bu sitelerin 28 Şubat kararlarına göre kurulduğunu”, ama sonradan “mevcut mevzuata uygun olup olmadığını görüp kapattıklarını” söylemiştir.
Taraf gazetesinin yayını üzerine Org. Başbuğ bu siteleri kapattırıyor, dört site kurulmasına karar veriyor. Başbuğ’dan evvelki genelkurmay başkanları zamanında bu faaliyetler daha yoğundur!
Benim üzerinde durmak istediğim husus, kişiler değildir, bunu doğru da bulmam.
Neden yetkisiz?
Evvela yetki meselesini tartışmaya açmak istiyorum: Eski genelkurmay başkanı ile kuvvet komutanlarını yargılama yetkisi, özel mahkemelere değil, Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’ne aittir! Çünkü son anayasa değişikliğiyle, genelkurmay başkanını ve kuvvet komutanlarını “görevleriyle ilgili” suçlardan dolayı yargılama yetkisi Yüce Divan’a verilmiştir. (Anayasa, 148. md.)
Bazı hukukçular, “Darbe hazırlığı görev değildir, onun için ağır cezada yargılanır” diyorlar. Peki, yolsuzluk yapmak bir bakanın veya yargı başkanının “görev”i midir ki, Yüce Divan’da yargılanıyor!
Hukuki ölçü, suçun “görevin verdiği yetkiyle işlenmesi”dir. Bu yetki olmasa o suç işlenemez zaten; o yetki kullanılarak işlenebilen suçlardır bunlar.
Soruşturmayı adli savcılar yapabilir ama davaya bakma ve gerektiğinde tutuklama yetkisi Yüce Divan’a aittir.
Bu, halen tutuklu bulunan eski kuvvet komutanları için de geçerlidir, dosyaları ayrılarak Yargıtay Başsavcılığı’na ve oradan Yüce Divan’a gönderilmelidir. Çünkü usul hükümleri yayınlandığı anda yürürlüğe girer, eskiden işlenmiş suçlar da yeni hükümlere tabi olur!
Lan'gır lungur
“Adalet kutup yıldızı gibi
yerinde durur, geriye kalan her şey onun etrafında döner” Konfüçyus…
“Adalet devletten gelmeli”Aristo…
“Adalet olmadan düzen olmaz” Camus...
“Adaletsizliği işleyen, çekenden sefildir” Eflatun...
“Hükümdar köylüden haksız yere yumurta
alırsa, adamları bütün tavukları alır” Sadi…
“Yasama yürütme yargı iç içe geçmişse,
anayasa yok demektir” Rousseau…
“Adalet ortadan kalkarsa, insana değer
verecek hiçbir şey kalmaz” Kant…
“Adaletsiz güç, zalimdir” Pascal…
11 Ocak 2012 Çarşamba
BEN BİR APTALIM!...
Buna karar verdim. Çünkü akıllı biri olsam: AKP’ nin yanında
olduğumu, Recep Tayyip Erdoğan’dan başka büyük olmadığını ülkemde
onikimilyondan fazla açlık sınırında insan bulunmadığını, üç milyon işsiz
olmadığını, emekli ve işçilerin refah içinde olduğunu, yakında Avrupa
Birliği’ne gireceğimizi, AKP hükümetinin muhteşem bir hükümet... olduğunu
söyleyip, istediğim kanalda en iyi parayla istediğim işi bulup, reklam
filmlerinde boy göstererek, acayip para kazanır gül gibi geçinirdim.
Oysa ben bankadan kredi alabilmek için oturduğum evi ipotek ettirip, bu parayla okul yaptırıyorum ve AKP karşıtı olduğum için de tehditler alıyorum… Bana bakın satılmışlar… Bana bakın AKP uşakları ve popo yalayıcıları… Benim korumalarım yok, zırhlı arabalarım yok, silahım yok… Daha doğrusu ben böyle zannediyordum… Ama varmış. Bu ülkede gerçek Atatürkçü gençler varmış. Gerçek onurlu insanlar varmış.
Oysa ben bankadan kredi alabilmek için oturduğum evi ipotek ettirip, bu parayla okul yaptırıyorum ve AKP karşıtı olduğum için de tehditler alıyorum… Bana bakın satılmışlar… Bana bakın AKP uşakları ve popo yalayıcıları… Benim korumalarım yok, zırhlı arabalarım yok, silahım yok… Daha doğrusu ben böyle zannediyordum… Ama varmış. Bu ülkede gerçek Atatürkçü gençler varmış. Gerçek onurlu insanlar varmış.