Amacım tanıdığım Hrant'ı hemşerilerine anlatmaktı. O yazıyı
bazı küçük düzenlemelerle yeniden yayınlıyorum. Bu yazı, 'Gurur Duy Malatya'
yerine 'Gurur Duy Türkiye' diye de okunabilir...
Ben Ahmet Hakan...
Şahadet ederim ki hemşeriniz Hrant Dink gurur duyulacak bir
adamdı.
Delikanlıydı.
Hakikatliydi.
Ne bir haram yedi ne cana kıydı.
Çifte standartla işi olmaz, kimseyi arkadan vurmazdı.
Kılıçsızdı.
Kahpelik, kalleşlik bilmezdi.
Baba adamdı.
Hem de yetimler babası...
Hayatında 'öteki' diye bir şey yoktu.
Öldüğünde ayakkabısının altındaki deliğe bakıp da kendimizi
'altı delik ayakkabı' edebiyatına vurmayalım.
O, 'her türlü satış' imkânlarının hepsini elinin tersiyle
itebilmiş bir adamdı.
Ve yine şahadet ederim ki...
Hemşeriniz Hrant Dink, bütün bir hayatı boyunca klas bir
duruş sergiledi.
Bakmayın siz o mahkeme kararlarına...
Yeryüzünün hangi mahkemesi hangi kararı verirse versin,
hemşeriniz Hrant Dink, başkalarının etnik kimliğini aşağılayacak bir adam
değildi.
Okuduklarını anlamayanların ya da anladıkları halde
çarpıtanların gazına gelmeyin.
Hrant Dink 'Türk'le yaşamayı şans' bilen bir Ermeni idi...
***
Ve yine şahadet ederim ki...
Hemşeriniz Hrant Dink, bu toprakların çocuğuydu.
Öfkesi de, sevinci de gürül gürüldü.
En az 12 Anadolu türküsünü, kafasını gözünü yarmadan
söyleyebilirdi.
İki dakikada sohbeti koyulaştırır, beş dakikada kanka
olurdu.
Vicdansızlık yapmazdı, ayrımcılığa prim vermezdi.
Yeri gelir başörtülü olur, yeri gelir bir dakika aydınlık
için ışık söndürür, yeri gelir Kürt sorununa demokratik çözüm arardı.
***
Ey Malatyalılar!
Geçen gün bir futbol maçında, 'Ermeni Malatya' diye sözüm
ona sizi aşağılamaya kalkan o zavallılara dönüp şunu söyleyin:
“Biz Malatyalılar, Hrant Dink gibi bir hemşerimiz olduğu
için sonuna kadar gurur duyuyoruz.”
Çünkü...
Onun gibi bir hemşeriniz olduğu için ne kadar gurur duysanız
azdır.
Eğer bir Ermeni komşuları olsaydı
Sanal alemde kirli mesajların yükselişi tam gaz devam
ediyor:
* Üniversitede hukuk okuyan bir genç, 'Bize ne elin
Ermeni'sinden' yazıyor.
* Başındaki örtüyle dindarlık vurgusu yapan bir başka
öğrenci 'Hepimiz Ogün Samast'ız, hepimiz Yasin Hayal'iz' yazıyor.
* Sadece o mu? Milliyetçisinden ulusalcısına bir sürü
gençten geliyor 'Hepimiz Ogün Samast'ız' mesajı...
* Kendisine 'yazar' diyen bir adam “Yürü Erivan'a” diye
haykırıyor.
* En kibarı, “Asala diplomatlarımızı öldürürken
neredeydiniz” diye soruyor.
* Küstahça haykırıyor bir diğeri “Ermeni'nin ne işi var
memleketimizde” diye...
* Ne konuşulduğuna dair zerre kadar fikri olmayan bir
başkası ise “Ne mutlu Türk'üm diyene” cümlesini yazarak tartışmalarda tavır
alıyor sözüm ona...
Neyse... Daha fazla uzatmayayım da mideler bulanmasın.
***
Aslında bu zihinsel çarpıklığı, bu aptalca küstahlığı, bu
had bilmez terbiyesizliği, bu işi katil seviciliğe kadar vardıran cehaleti
çeşitli açılardan değerlendirebilir, “Bunlar nasıl bu hale geldiler” sorusuna
cevap arayabiliriz.
Konuyu eğitim sistemine, resmi ideolojiye, düşmanlık üreten
politik söylemlere, 'öteki'yi düşman olarak algılatan ağır propagandaya falan
getirebiliriz.
Fakat hiç oralara gitmeye gerek yok.
***
Eğer bu insanların bir Ermeni komşuları olsaydı, bu kadar
kaba, bu kadar acımasız, bu kadar yabancılaşmış olmazlardı, olamazlardı.
Düşünün:
* Üst katında Ermeni oturan biri, hiç Ermeni sözcüğünü
hakaret olarak kullanır mı?
* Okulda sıra arkadaşı Ermeni olan bir çocuk, hiç kendisine
Ermeni denmesini hakaret olarak algılar mı?
* Ermeni bakkaldan alış veriş yapan biri, 'Ermeni eşittir
düşman' anlayışını geliştirebilir mi?
* İş arkadaşı Ermeni olan biri, “Yürü Erivan'a” diye bir
sözü en azından bu kadar pervasızca söyler miydi?
***
Ermenilerin, Rumların, Yahudilerin bu topraklardan sürülüp
gitmelerine yol açanlar, sadece tarihsel trajedilere yol açmadılar.
Bu milletin çocuklarının 'Ermeni düşmanı', 'Rum düşmanı',
'Yahudi düşmanı' haline gelmelerine yol açtılar.
Hayatları boyunca herhangi bir Ermeni ile tanışmamış,
hayatları boyunca herhangi bir Rum'la iki dakika konuşmamış, hayatları boyunca
herhangi bir Yahudi ile çay içmemiş insanların, 'Ermeni', 'Rum', 'Yahudi'
denilince 'öcü'den söz ediliyormuş gibi olmaları biraz da bundandır.
Diyebilirsiniz ki:
Yanılıyorsun. Ermeni komşu işin garantisi değildir. Ermeni
komşuları olsaydı bile ırkçılık, faşistlik, ayrımcılık komşuyla falan
giderilmez.
Haklı olabilirsiniz.
O zaman şöyle söyleyeyim:
Eğer bir Ermeni komşuları olsaydı...
Hiç değilse ırkçılıkları bu kadar hoyrat, faşistlikleri bu
kadar kaba, cehaletleri bu kadar büyük olmazdı.
22 Ocak 2012
Ahmet HAKAN
ahmethakan@hurriyet.com.tr
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder